31 Ocak 2011 Pazartesi

24 Yaşından Küçük Kızın Dramı

Sevgili alkol, namı diğer kötülüklerin anası

24 yaşın altında bir birey olarak senden korunmaya ihtiyacım varmış, devlet büyüklerimiz öyle uygun görmüş. Yanlış anlama, olayın hiçbir dini boyutu yok. Yalnızca çoğunluğun “evet” dediği, anayasamızın değişen maddelerinden birinin gereği olarak yapılacak bu kısıtlama: Gençliğin korunması. Referandum zamanı bu maddeyle ilgili değişikliği anlatan boy boy afişleri her yerde görebilirdin. O zaman aklına gelir miydi, sevgili alkol, böyle masum bir maddenin altından senin çıkacağın? Bu kadar basit ve herkesin sahiden de evet diyeceği bir maddeyi halkın gözünü boyamak için her yere koyup, asıl şamatayı koparacak maddeleri kamufle ettiklerini sanmıştık biz de. Bir dakika biz diye bir şey yok! Lütfen beni zan altında bırakma. Ne biliyorsun benim de “hayır” dediğimi. Hem ben “hayır” demişsem bile nasıl bir şuurla demişimdir ki, sonuçta ben 24 yaşından küçüğüm ve içki konusunda bilinçsizce davranabilme ihtimalim varsa bu konuda da olabilir. Evet, buradan sesleniyorum: Devlet büyüklerim benim bir dahaki referandumda “hayır” deme olasılığımdan da beni korusun.

Aslında hazır lafı açılmışken benim birkaç maruzatım daha olacaktı. Çünkü benim birkaç korkum daha var.

Diyelim devlette çalışayım dedim, gireceğim KPSS sınavına kadar kıyak bir çevre edinememekten,

Eğer özelde çalışmaya karar verirsem, çalışma koşulları ağır olan ve beni iliğime kadar sömürecek bir şirkette çalışmak zorunda kalmaktan,

En kötüsü diplomalı işsizler arasına katılmaktan,

Diyelim iyi kötü bir işte dikiş tutturdum, bu işi 65-70 yaşına gelinceye kadar yapmak zorunda kalmaktan,

O yaşa gelince halimi düşünmek bile istemiyorum, ama banka veya hastane kuyruğunda düşüp kalmaktan korkuyorum.

Eee hemen de 50 sene sonrasını düşünmeyelim değil mi, gelecek kaygımızı unutalım, biraz da gençliğimizi yaşayalım. Nerde yaşayalım peki, hadi Taksim meydanına gidelim. Hepimizin hayatını cehenneme çeviren trafik yoğunluğu içerisinde, sıkış tepiş belediye otobüsünde tacizci adamı da unutalım hadi. Buradaki bir eylemde kafasına cop yemiş arkadaşlarını da unut. Hrant Dink’i de unut hadi, onu zaten herkes unuttu. Git nevizadeye, kafanı dağıt, kederlendin tabii. Ama üzgünüm, 24 yaşından küçüksün, hayat senin omuzlarına ağır yükler koymuş olabilir, ama daha kafana samandan başka bir şey koyamadı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder