14 Mart 2010 Pazar

Yirmi Yaş Depresyonu

Yirmili yaşlarıma girmeden önce geçireceğim son ay...Benim için "teenage" devri bitiyor. Bunda çok da abartılacak bir durum yok biliyorum. Sonuçta ha on dokuz yaşında olmuşum, ha yirmi, çok da fark etmez gibi gözüküyor şimdilik. Hatta eğer siz yirmi yaşın üzerindeyseniz, muhtemelen bana ukala diyorsunuz, gençsin işte, önünde yaşayacağın çok uzun bir hayat var, onu dilediğin gibi şekillendir diyorsunuz. Oysa bu yaştan sonra benim bile değiştiremeyeceğim bazı şeyler var hayatımda.

Bugünlerde ODTÜ'nün tam karşısındaki alışveriş merkezinde bilim şenliği var. Topluluk olarak bizim standımız da vardı bu şenlikte, ilköğretim öğrencilerine yönelik düzenlediğimiz web sitesi tasarım yarışmasının duyurularını yapıyorduk burada. Koordinatör arkadaşım bana standda durup duramayacığımı sorduğunda bu teklif beni çok da cezbetmemişti. Bir cumartesi akşamı, diğer tüm arkadaşlarım bowlinge gidiyor ve benim standda durmam gerekiyordu. İki saat duracaktım standda. ODTÜ içinde olsaydı stand, bu iki saat bana iki yıl gibi gelirdi. Oysa o çocukların meraklı bakışları, kurnaz soruları ve masamızın üzerinde duran renkli şekerleri bedava olmalarına rağmen aşırmaya çalışmalarıyla o iki saat nasıl geçti anlamadım bile.

Bizim topluluğun tanışma toplantılarında hep şöyle denir: Burada geleceğinizi şekillendirirsiniz. Toplulukta bulunduğum iki yıl boyunca geleceğime dair hiçbir karar alamamıştım oysa ki. Standda geçirdiğim iki saatte ise tüm ömrümü bu çocuklarla geçirebileceğimi anladım. Ne yazık ki artık ne anaokulu öğretmeni olabilirim, ne bir pedagog, ne de bir çocuk doktoru. Evet yirmi yaşındayım, ömrümün baharındayım, ve geleceğim benim yerime çoktan bazı kararlar almış.

Peki siz kaç yaşındasınız? Siz dilediğiniz hayatı mı yaşıyorsunuz? Sizin çocukluk hayallerinizin kaçı gerçek oldu veya kaçının olması muhtemel, kaçı imkansız? Belki de sizin cevaplarınız benimkilere göre çok daha olumlu. Belki şu an bana acıdınız. Ama atladığınız bir nokta olabilir benimle ilgili. Ben çocukken kurduğum hayali yaşıyorum; çünkü ne gariptir ki ben 11 yaşımdan beri endüstri mühendisi olmayı istiyorum. Belki de sorun gerçekleşemeyen hayallerle ilgili değildir, belki de sorun kurduğumuz hayallerin kendisidir.

4 yorum:

  1. Bunları ben de o kadar çok düşünüyorum ki şu sıralar.

    YanıtlaSil
  2. Yirmi yaşa girmek pek bir zorluyor; ama sonrasında alışıyor insan. Bak şimdi 3 hafta sonrasında 21 olacak olmak bile garip gelmiyor. Alışmak mıdır yoksa artık umursamamak mı bilemiyorum. Öte yandan zamanın geçip gittiğini görmek koyuyor insana. Hayallerine ulaşıp da orada kalmak, ilerleyememek, sanki saplanmış gibi kalakalmak koyuyor. Zamanın oyun oynaması koyuyor ve insan çocuk olmaktan vazgeçmek istemediğinin farkına varıyor. Ne zaman umutlar kırılmış, işte o zaman işte o zaman insan çocuk olmaktan vazgeçmiş, yaşamaktan vazgeçmiş, çoktan zamana kendini teslim etmiş..

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Sanırım bir yorum yazmaya çalıştım ve abarttım :p. Ve bencil bir yaklaşımla kendi blogumda yazdım bu yazına yorumumu :p O yuzden linkini koyuyorum buraya http://blog.ozansener.net/2010/03/yorum-yazmaya-calsmak.html. Web sayfalarında scrolla ihtiyac duyulmasını sevmediğim için sanırım en iyi çözğm bu :p

    YanıtlaSil